Tahliye Davasına İlişkin Cevap Dilekçesi Örneği

P&E
JOURNAL

Bugün Duru Hukuk Bürosu olarak kiracı aleyhine açılan tahliye davasına ilişkin örnek cevap dilekçesi ve önemli noktalara değinmek istiyoruz.

Öncelikle: 1-Tahliye emri tebliğ edildiğinde kiracı/borçlu tarafa evin boşaltılması için yasal süre tanınır. İİK 272/2 gereğince kiracıya/borçluya tahliye için 15 günlük süre verilir. Kanaatimizce bu yasal süre dolmadan açılan tahliye davasının reddi gerekmektedir. Çünkü bu süre kiracı/borçlunun yasal hakkıdır. Ve bu sürenin tüketilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ E. 2015/10497, K. 2016/2720, T. 4.4.2016 hükmünce:
“… Ayrıca, Ödeme emri ile borçluya 30 günlük ödeme süresi verildiği anlaşılmıştır. Bu 30 günlük ödeme süresinin dolması beklenmeden alacaklı tarafından icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulamaz. Alacaklı tarafından 30 günlük ödeme süresi dolmadan icra mahkemesinden tahliye
isteminde bulunulmuştur.Tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekir.”

2-Kiraya Veren/Alacaklının icra takibi öncesi gönderdiği ihtarnamelerle içeriğinin bağlayıcılığı önem arz eder. İhtarnamede hangi sebebe dayanarak tahliye isteminde bulunulduğu noktası davanın seyrine etki eder. Örneğin, icra takibi öncesinde gönderilen ihtarnamede sürenin bitmesine dayanıp daha sonrasında açılacak olan davada farklı bir sebebe dayanması birbiri ile bağdaşmayacak niteliktedir.

3-Tahliye Taahhüdünde veyahut kira akdindeki imzaya itiraz söz konusu ise dava sırasında bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.

ADANA 5. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO:2022/ E.

DAVALI :

VEKİLİ : Av. İremnur ATASEVER -Adres Antettedir.

DAVACI :

VEKİLİ :Av.

KONU : Cevap Dilekçemizin Sunulması Hakkındadır.

                               USULE İLİŞKİN BEYAN VE İTİRAZLARIMIZ

Esasa girmeden evvel belirtmemiz gerekir ki; davacı yanın Mahkemeniz huzurunda ikame etmiş olduğu işbu dava usul hukuku hükümlerine aykırı olduğundan usulen reddi gerekmektedir. şöyle ki;

1-İŞBU DAVA HUKUKEN ÖNGÖRÜLEN YASAL SÜREDEN ÖNCE AÇILMIŞ OLDUĞUNDAN DAVANIN REDDİ GEREKMEKTEDİR.

Davacı yan, tarafımıza 07/07/2022 tarihinde icra takibi başlatmış olup söz konusu tahliye emri müvekkile 22/07/2022 tarihinde tebliğ olmuştur. İşbu icra takibine 28/07/2022 tarihinde itirazlarımızı sunmuştuk. Tarafımıza gönderilen tahliye emrinde “…TAŞINMAZ İŞBU TAHLİYE EMRİNİN TEBLİĞİ TARİHİNDEN İTİBAREN 15 GÜN İÇİNDE TAHLİYE VE TESLİM EDİLMESİ” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Her ne kadar tahliye emrine tarafımızca itiraz edilmiş olsa da tahliye emrinde yer alan 15 GÜNLÜK SÜRENİN DOLMASI BEKLENMEDEN İŞBU DAVA TANZİM EDİLMİŞTİR. Davanın 06/08/2022 tarihinde açılması gerekirken 03/08/2022 tarihinde açılması sebebi ile süresinde açılmayan DAVANIN REDDİ gerekmektedir.

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ E. 2015/10497, K. 2016/2720, T. 4.4.2016 hükmünce:
“… Ayrıca, Ödeme emri ile borçluya 30 günlük ödeme süresi verildiği anlaşılmıştır.Bu 30 günlük ödeme süresinin dolması beklenmeden alacaklı tarafından icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulamaz.Alacaklı tarafından 30 günlük ödeme süresi dolmadan icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur.Tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekir.”

2-DAVAYA KONU TAŞINMAZIN MALİKİ …’DUR. ZİRA…’NUN TAŞINMAZIN MALİKİ GİBİ TASARRUFTA BULUNMASI SEBEBİ İLE DAVACININ TARAF SIFATINA İTİRAZIMIZ SÖZ KONUSUDUR.

Davacı yan tarafından açılan davada, kira sözleşmesinin mülk sahibi tarafından değil, vekaleti olmaksızın hem davayı açması hem sözleşmeyi imzalatması kabul edilebilir değildir. Söz konusu mahkeme dosyasında babasının davacıya vermiş olduğu bir vekalet bulunmamaktadır. Bu durumun mal sahibi tarafından kabul edilmemesi halinde kontrat geçersiz kabul edilmelidir.

3-KİRALAYAN, KİRA AKDİNİ SALT OLARAK AKDİN BİTMESİNE DAYANDIRARAK SONLANDIRAMAZ.

….’ya 18.07.2022 tarihinde çektiğimiz ihtarımızda da “SADECE KİRA AKDİNİN SÜRESİNİN BİTMESİNE DAYANARAK KİRACININ AKDİ FESHEDİLEMEZ.”

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kanun hükmünde de belirtildiği üzere bu hak kiracıya verilmiştir. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. ANCAK, ON YILLIK UZAMA SÜRESİ SONUNDA KİRAYA VEREN, BU SÜREYİ İZLEYEN HER UZAMA YILININ BİTİMİNDEN EN AZ ÜÇ AY ÖNCE BİLDİRİMDE BULUNMAK KOŞULUYLA, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.

NİTEKİM HAKSIZ VE HUKUKA AYKIRI SEBEPLERLE AÇILAN İŞBU DAVANIN NİTELİĞİ DE BELİRSİZ OLUP, DAVACININ DAVASINI KİRA İLİŞKİSİNİN SONA ERME SEBEBİ OLARAK DİLEKÇESİNDE GÖSTERDİĞİ HUSUSLARDAN TAHLİYE TAAHHÜDÜNÜN VARLIĞINA MI YOKSA 1 SENELİĞİNE HAZIRLANDIĞI İDDİA OLUNAN KİRA SÖZLEŞMESİNİN SÜRESİNİN BİTİMİNE Mİ DAYANDIRDIĞI BELİRSİZDİR.

Eğer Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise aşağıda esasa ilişkin beyanlarımızı detaylıca sunuyoruz.

                                ESASA İLİŞKİN BEYAN VE İTİRAZLARIMIZ

1-KABUL ANLAMINA GELMEMEKLE BİRLİKTE; DAVACI YANIN 25.06.2021 BAŞLANGIÇ TARİHLİ KİRA SÖZLEŞMESİ VE AKABİNDE ALINAN TAHLİYE TAHHÜDÜNÜN (İMZAYA İTİRAZLARIMIZ SAKLI KALMAK KAYDIYLA) ALINMA SEBEBİNİN TMK MADDE 2 HÜKMÜNCE DÜRÜSTLÜK KURALINA AYKIRI OLDUĞU AŞİKARDIR. KÖTÜ NİYETLİ OLARAK YAPILAN BU SÖZLEŞME VE TAHLİYE TAAHHÜDÜNE DAYANARAK İKAME EDİLEN İŞBU DAVANIN ESASTAN REDDİ GEREKMEKTEDİR.

Davacı yanın dava dilekçesinde de belirttiği üzere müvekkilin oturduğu evin sahibi Sabahattin Dağlıoğlu’dur. 10.07.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde taraflar sözleşme süresini 1 yıl olarak kararlaştırmış olup müvekkil bu sözleşmenin üzerine dava konusu taşınmazda 3 yıldır ikamet etmektedir. Bunun üzerine davacı, müvekkile 25.06.2021 tarihli kira sözleşmesini imzalatıp sözleşmeyi belirli süreli kira sözleşmesine dönüştürmeye çalışmış ama daha öncesinde kira sözleşmesi kendiliğinden belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüşmüştür. Kira bedelini eksiksiz ve günü gününe yatıran müvekkilin iyiniyeti suistimal edilmiştir. 25.06.2021 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı ve 10.07.2018 tarihli kira akdinin devam etmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu sebeple yapılan tahliye işlemlerinin hukuken hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. (EK-3:10.07.2018 TARİHLİ KİRA SZÖLEŞMESİ/ EK-4: 25.06.2021 TARİHLİ KİRA SÖZLEŞMESİ)

Müvekkil 07.07.2022 tarihinde ….’nın TR nolu ibanına kira bedeli olan 25.000,00 TL tutarı ödemiş zira kötüniyetli davacı 08.07.2022 tarihinde bu bedeli tarafımıza 5 parça halinde iade etmiştir. (EK-1:MÜVEKKİLİN DAVACIYA YAPTIĞI ÖDEMELER/EK-2:DAVACININ MÜVEKKİLE YAPTIĞI PARA İADELERİ)

2- TARAFIMIZCA AÇIKÇA İMZAYA İTİRAZIMIZ SÖZ KONUSUDUR. BU DURUMDA SALT İMZA ÖRNEĞİ TOPLAMAKLA YETİNİLMEYİP BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILMASI GEREKMEKTEDİR.

28.07.2022 tarihinde tahliye emrine yapılan itirazımızda “TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİNDEKİ İMZANIN MÜVEKKİLE AİT OLMADIĞI” açıkça dile getirilmiştir. Bu sebeple 19/09/2022 tarihli tensip zaptının 12. Ara kararında sadece imza örneğinin bulunduğu yerleri bildirmekle yetinilmiştir. Salt olarak yapılan bu işlem hakkaniyete aykırı olacaktır.

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ 2017/7122 E. , 2017/17145 K. hükmünce:
Taraflar arasında düzenlenen 20/10/2010 başlangıç tarihli, beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesindeki imzaya davalı karşı koymamıştır. Davalı taahhütnamedeki imzayı inkar ettiğine göre, imza incelemesi yapılırken mahkemece davalının eli ürünü olan imzalarının alınması var ise taahhütnamenin yapıldığı tarihteki imza örneklerinin de toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle taahhütnamedeki imzanın davalıya ait olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davada tahliye taahhütnamesine dayanan davacı olup, bu taahhütnamedeki imzanın davalının eli ürünü olduğuna ilişkin ispat yüküde davacı kiraya verene ait iken, ispat yükü ters çevrilip davalı tarafa yükletilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ 2015/9295 E. , 2016/4040 K. uyarınca:
Davacı, 3.12.2012 tanzim ve 15.10.2014 tahliye tarihli adi yazılı tahliye taahhüdüne dayanmış,davalı tarafça imza inkarında bulunulması üzerine …. Jandarma Kriminal Laboratuvar’ının 7.7.2015 tarihli raporu incelendiğinde; imza incelemesinin uyuşmazlık konusu olan 3.12.2012 düzenleme tarihli tahliye taahhütnamesi üzerinde değil, inceleme konusu dışında olan 15.10.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi üzerinde yapılmış olduğu ve kira sözleşmesindeki imzanın davalı eli ürünü olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece uyuşmazlık konusu olan 3.12.2012 tanzim tarihli 15.10.2014 tarihinde tahliye taahhüdü bulunan belge aslı üzerinde usulüne uygun inceleme yaptırılarak uzman bilirkişiden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,

HUKUKİ SEBEPLER : Türk Borçlar Kanunu ve ilgili sair mevzuat

HUKUKİ DELİLLER :Tanık, Bilirkişi İncelemesi, 10.07.2018 Tarihli ve 25.06.2021 Tarihli Kira Sözleşmeleri, Müvekkilin Davacıya Yaptığı Ödemeler, Davacının Müvekkile Yaptığı Para İadeleri

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve sayın mahkemenin re’sen nazara alacağı nedenlerle

İşbu davanın belirttiğimiz nedenlerle dava şartları yönünden noksan olması hasebiyle öncelikle davanın usulden reddine,

Sayın mahkemenizce usulden reddedilmezse, müvekkilin 25.06.2021 tarihli kira sözleşmesine istinaden ” Seyhan/ADANA” adresindeki kiracı vasfı ile bulunduğu taşınmazdan tahliyesi yönündeki taleplerin reddine,

Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini saygıyla arz ve talep ederim. …2022

EKLER:
EK-1:MÜVEKKİLİN DAVACIYA YAPTIĞI ÖDEMELER
EK-2:DAVACININ MÜVEKKİLE YAPTIĞI PARA İADELERİ
EK-3:10.07.2018 TARİHLİ KİRA SÖZLEŞMESİ
EK-4: 25.06.2021 TARİHLİ KİRA SÖZLEŞMESİ
EK-5:… TARİHLİ İHTARNAMEYE CEVAP
EK-6:VEKALETNAME ÖRNEĞİ

                                                                   DAVALI VEKİLİ
                                                                Av. İremnur ATASEVER
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut bir uyuşmazlık bakımından hukuki görüş veya avukatlık hizmeti yerine geçmez.
HUKUKİ DANIŞMANLIK

Konunuzu bir avukatla değerlendirin.

Görüşme Talebi →