İŞE İADE DAVASI DAVA DİLEKÇESİ

P&E
JOURNAL

Duru Hukuk olarak işe iade dava dilekçesi örneği ile nelere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyoruz.

İşe iade davası açabilmek için en kritik husus dava açma süresidir.

1-Fesih tarihinden itibaren 1 ay içerisinde arabuluculuğa başvurma zorunluluğu söz konusudur.

2-Arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren 2 hafta içinde dava açma zorunluluğu bulunmaktadır.

İŞ KANUNU MADDE 20 – İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dava ivedilikle sonuçlandırılır.
Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir.

İŞE İADE DAVASI İSTİNAFTA (BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ) KESİNLEŞİR.

İşe iade davasında bir diğer husus ise işverenler konusunda HEM ALT İŞVEREN HEM ASIL İŞVERENİ taraf olarak göstermek zorundadır.

İşçinin işine iadesine karar verilmesi ve de işçinin işe iadesi yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren yasal sürede başvurulması halinde ödenecek çalıştırılmayan en çok (4) dört aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine ve işçinin yasal süredeki başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde ödenecek iş güvencesi tazminatının işçinin kıdemi dikkate alınarak sekiz (8) aylık ücret tutarın ödenmesi gerekmektedir.

Ayrıca ilk derece mahkemesinde mücbir bir durum olmadığı sürece 6-8 ay içerisinde dava sonuçlanmaktadır.

                      ADANA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI : … T.C:
Adres:
VEKİLİ : Av.İremnur ATASEVER

DAVALI : …
Adres: …

DAVA : İşe İade ve Sonuçları Talebimizin Sunulmasıdır.

DAVA KONUSU :

Davalı İşveren ile müvekkil arasındaki iş akdinin feshinin geçersizliğine ve müvekkilin işine iadesine karar verilmesi ve de müvekkilin işe iadesi yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren yasal sürede başvurulması halinde ödenecek çalıştırılmayan en çok (4) dört aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine ve müvekkilin yasal süredeki başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde ödenecek iş güvencesi tazminatının müvekkilin kıdemi dikkate alınarak sekiz (8) aylık ücret tutarı olarak belirlenmesi talebidir.

FESİH TARİHİ : 18.05.2021
ARB. BAŞVURU TARİHİ : 31.05.2021
SON TUTANAK TARİHİ : 14.06.2021

AÇIKLAMALARIMIZ :

1-Müvekkil 10.01.2011 tarihinden iş akdinin feshedildiği tarihe kadar davalı şirket bünyesinde “YASAL TAKİP MEMURU” olarak çalışmış olup davacı tecrübeli, başarılı, özverili bir çalışandır.

2- Müvekkilin iş akdi 18.05.2021 tarihinde feshedilmiştir. Müvekkilin haksız ve geçersiz nedenle iş akdinin sonlandırılması ile işe iadesi ve sonuçlarının talebi amacı ile hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu; 2022/1234 başvuru dosya ve 2022/12345 arabuluculuk numarası ile yapılmıştır. Taraflar arabuluculuk görüşmelerini telekonferans yolu ile yapmış ve taraflar uzlaşamadığından Anlaşmama Son Tutanağı düzenlenmiş ve e- imza ile imza altına alınmıştır. (EK-1 Anlaşmama Son Tutanağı -İş bu dava esas aldığında uyap üzerinden e-imzalı tutanak ibraz edilecektir. )

3- Müvekkilin fesih gerekçesi olarak; müvekkilin “dürüstlük kurallarına, ahlak ve iyiniyet kaidelerine aykırı davrandığı gibi ” Şeklinde gerekçeler ile iş akdinin iş yasamızın 25. Maddesi uyarınca tazminatsız feshedildiği bildirilmiş olup, öncelikle fesih bildiriminde yazılı iddiaların kesinlikle gerçeği yansıtmadığının Sayın Mahkeme tarafından bilinmesi gerekmektedir. Ayrıca İş Kanunu madde 25/II kapsamında hangi fıkralara dayanarak işbu sözleşmeyi feshettiği yeterince açıklanmamıştır. Sadece üst başlık olan “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” şeklinde yetinilmiştir.

4-Huzurda açılan iş bu dava “işe iade” davası olup 4857 sayılı yasanın 20/2. maddesi gereğince; feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü davalı işverene ait olacaktır. Yine; davalı işveren yargılamanın devamı aşamasında- sadece fesih bildiriminde yer alan sebeplerle bağlı kalarak ispat faaliyetinde bulunabilecek olup- fesih sebeplerini genişletecek tarzda başkaca nedenlere ileri süremeyecektir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2008/8491 Esas, 2008/32008 Karar;

“Fesih sebeplerinin yazılı olması ve işverence fesih bildirimi ile gerekçelerini kapsayacak şekilde altının imzalanması gerekir. İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında (işveren) ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamaz.” dolayısıyla davalı şirket yargılama aşamasında başkaca sebepler ileri sürülemeyeceğinden ve buna ilişkin muvafakatimiz de bulunmamaktadır.

Müvekkilden talep edilen savunmaya cevaben müvekkil tüm bu hususları şirkete belirtmiş olup, şirket tarafından ise müvekkilin iş akdi hiçbir uyarıda bulunulmadan feshedilmiştir. Davalı yan fesih yolunu seçmiş ve feshin son çare olması ilkesine riayet edilmemiştir. DEVAMLA ŞİRKET ALEYHİNE HERHANGİ BİR DURUM/ ZARAR SÖZ KONUSU DEĞİLDİR. ŞÖYLE Kİ;

Davacı tarafından 30.04.2022 tarihinde verilen savunma kapsamında fesih bildiriminde de adı geçen ...  (davacının kuzeninin arkadaşıdır ve olay günü de müvekkilin yanında olup davacıdan kendi adına konuşmasını  rica etmiş, borçlunun yanında bilgisi dahilinde aramıştır. ) davalı şirketin borçlusu konumundadır.  Müvekkil borçluya sadece yardım etmek istemiştir. YASAL TAKİP MEMURU kapsamında davacının görevlerinden olan "borçlular ve üçüncü kişiler ile görüşme sağlamak" fiili ile yaptığı işlemin ölçülü olduğu ve bağdaştığı ortadadır. 

Bilhassa belirtecek de olursak ŞİRKETİN İYİYET VE AHLAK KURALLARINI İHLAL ETMEDEN, ŞİRKETİN ALEYHİNE BİR HUSUS OLUŞTURMAYACAK ŞEKİLDE VE SÖZ KONUSU BORÇLULARIN BİLGİLERİ DAHİLİNDE GENELGEÇER BORÇ BİLGİLERİNİ ÖĞRENMESİ İş Kanunu Madde 25/II’yi uygulamak için yeterli ve geçerli değildir. İlaveten müvekkilin bu şahsa yapmış olduğu yardım ŞİRKETİN MENFAATİ BAKIMINDAN da önem arz etmektedir. Şayet davalı işveren teklif edilen rakamı kabul etse idi müvekkilin yanında bulunan borçlu … borcu ödeyecek ve dosyayı borcunu kapatacak idi.

TÜM BU HUSUSLAR GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULDUĞUNDA FESHİN GEÇERSİZLİĞİ GÖRÜLECEK OLUP, HAKLI DAVAMIZIN KABULÜ YÖNÜNDE HÜKÜM KURULMALIDIR.

5- DAVALI İŞVEREN FESHİN SON ÇARE OLMASI İLKESİNE UYMAMIŞTIR.

Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilin talimatlara aykırı davrandığı, iyiniyet ve ahlak kurallarına uymadığı gerekçeleriyle birlikte bu durumun ortadan kaldırılması için davalı işveren gerekli uyarıları yapmamıştır. Fesih bildiriminde ‘’…”Dürüstlük kurallarına, ahlak ve iyiniyet kaidelerine aykırı davrandığı gibi sebeplere dayanarak”…’’ denilmekle yetinilmiş, her ne kadar hatırlatmalarda bulunulduğu belirtilse de öncesinde müvekkile herhangi bir uyarı yapılmamış, görevinin gerekleri hatırlatılmamıştır. Feshin son çare olması ilkesine uyulmadığından anılan sebeple de fesih geçersiz bir fesihtir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 08.06.2015 tarihli, 2015/16152 E. ve 2015/19729 K. Sayılı kararı (EK-2B);
“…feshin geçerli bir nedene dayandığına ilişkin ispat yükümlülüğü kendisinde olan davalı işverenin geçerli nedenin varlığını, iş ilişkisinin devamının işveren açısından beklenemeyecek nitelikte olduğunu ve feshin son çare olarak uygulandığını ispat edemediğinden davacının iş akdinin feshinin geçerli bir nedene dayanmadığı anlaşılmıştır.”

İş kanunun amir hükmü gereğince; işverenin feshi keyfilikten uzak, kaçınılmaz ve son çare olmalıdır. Zira İş Hukukunda hakim olan ” güçsüz olan işçinin güçlü işveren karşısında korunması ilkesi” uyarınca işverenin, iş akdini fesih yolunu seçmeden önce daha hafif tedbirler uygulanma şansı varsa, Yargıtay içtihatları uyarınca feshin geçerli bir nedene dayandığından söz edilemez.

6- Davalı işveren, müvekkilin iş akdini hukuka aykırı olarak geçersiz sebeple feshetmiştir. Müvekkilin işine bu şekilde son verilmesi davalının kötü niyetinin açık göstergesidir. Davalının, müvekkilin iş akdini geçerli sebebe dayandırmadan feshetmesi karşısında huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğmuştur. Müvekkilin pandemi öncesi son NET ücreti 4.000,00 TL olup 15.05.2020 tarihinden itibaren kısa çalışma ödeneğinden faydalandığı için BRÜT 3.500,00 TL ödeme yapılmıştır. Davacının maaş ödemeleri … Bankası A.Ş. aracılığı ile yapılmıştır.

7- Yukarıda izah edilen nedenlerle fesih için geçerli bir neden bulunmamasına rağmen iş akdi feshedilen müvekkilin işe iadesi ile çalıştırılmayan 4 aylık sürenin ücreti ile kıdemine göre 8 aylık iş güvencesi tazminatına hükmedilmesi talebi ile iş bu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER : İş kanunu, HMK, SGK ve ilgili yasalar.

DELİLLER :

                         CELBİNİ TALEP ETTİĞİMİZ DELİLLERİMİZ

*SGK’ na müzekkere yazılarak, müvekkilin; hizmet cetveli ve SGK kayıtlarının gönderilmesinin istenilmesini talep etmekteyiz.

*Davalı işverene müzekkere yazılarak, davacıya ait iş yeri şahsi sicil dosyası ile işe giriş işten ayrılış bildirgelerini, İş sözleşmesi, İş sözleşmesinin işverence feshedildiğine dair fesih bildiriminin, bordroların ve savunma dilekçesinin celbini talep etmekteyiz.

*… Bankası A.Ş’ye müzekkere yazılarak, müvekkile ait maaş hesap dökümünün celbini talep ediyoruz.
DİĞER DELİLLERİMİZ

*Bilirkişi incelemesi, TANIK, Emsal Yargıtay Kararları ve her türlü yasal deliller. Davalı işverenin savunmasına göre ilave iddia ve kanıt sunma haklarımızı saklı tutuyoruz.

NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden dolayı; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davamızın kabulü ile İş Kanunun 21.maddesi uyarınca feshin geçersizliği ile müvekkilin işe iadesine, İşe iade yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren yasal sürede başvuru halinde ödenecek tazminatlardan davalının çalıştırılmayan 4 aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine ve müvekkilin yasal süredeki başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde ödenecek iş güvencesi tazminatının 8 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim. ….

EKLER:1- Arabuluculuk son tutanak (e-imzalı)
2- Vekaletname Örn.
DAVACI VEKİLİ
Av. İremnur ATASEVER
(E.imzalıdır. )

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut bir uyuşmazlık bakımından hukuki görüş veya avukatlık hizmeti yerine geçmez.
HUKUKİ DANIŞMANLIK

Konunuzu bir avukatla değerlendirin.

Görüşme Talebi →